Eski Seralar Topraksız Tarım Serası Olarak Yenileniyor

Merhabalar değerli arkadaşlar,

Topraksız tarım her yazımda da bahsettiğim gibi detaylı ve doğru ortamda yapılması gerekli olan bir tarımsal üretim modelidir. Ülkemiz eskilerden de hatırlayacağımız gibi tarım ülkesi olarak bilinmekte ancak yıllar geçtikçe tarımsal üretimlerimiz düşmektedir. Bununla birlikte seracılık (örtü altı) faaliyetleri artmaktadır. Günümüzde sera altında tarım bir çok yerde yapılmaktadır. Özellikle Akdeniz ve Ege bölgesinde daha fazla görmemiz mümkündür.

Topraksız tarım birim alandan daha fazla kapasite, üretimini yaptığımız ürünün yüksek kalitesi, daha kısa sürede üretim (hasat erkenciliği), %90 – 95 e kadar varan daha az su kullanımı gibi birçok avantajlar ile karşımıza çıkmaktadır. Böyle olunca elimizde bulunan hali hazırdaki seralarımızı topraksız tarım serası yapamaz mıyız? gibi sorular ile çok karşılaşmaktayım. Tabi ki yapabilir ve yapmaktayız da.

Değerli arkadaşlar seracılıkta belli başlı kurallar vardır. Bunlardan bazıları havalandırma, güneş açıları ve kurulan arazinin durumu (eğim özellikleri vb.) gibi sera özellikleri bizim için önemlidir. Yapacağınız tek seferlik kurulum maliyeti ile modern tarım sistemleri ile tanışıp üretiminizi 2,5 – 4 katına (ürüne göre) kadar arttırabiliriz. Ürünlerinizde ki kalite kriterlerini yükselterek 1. sınıf ürün üreterek piyasaya çıkar, tarımsal ilaç kullanımı olmadan ya da çok az miktarlar da kullanıldığından tertemiz ürün  üretebilir ve tüm yıl boyunca ürün üreterek sürdürülebilirlik sağlayabilirsiniz.

Burada değinilmesi gereken seralar için tabi ki bazı konular var. Her sera uygun mudur? gibi sorular ile karşılaştığımızda seraların oluk altı ve tepe yüksekliği, havalandırmaları, konstrüksiyon demirleri kalitesi önemli kriterlerden bazıları. Bu durumda da topraksız tarım olarak yenilenecek olan sera önce göndereceğiniz fotoğraflarla ön bilgi edinilip sonrasında yerinde ziyaret edilerek kontrol edilir ve uygunluğuna bakılarak hareket edilir. Bu durumlarda değişmesi yada tamirat görmesi gereken yerleri var ise tamirat yapılarak iç kuruluma hazır hale getirilir.

Arkadaşlar Topraksız Tarım bir hayal değildir. Geleceğin modern tarımsal üretim modelidir. Topraksız Tarım hakkında anlatılacak çok fazla konu var. Başka yazılarım ve televizyon programlarımdan da aklınıza takılan konular olursa takip edebilirsiniz. Bir başka yazımda görüşmek üzere.

Saygılar.

Ziraat Yüksek Mühendisi

Ramis Özgen AKIN

Topraksız Tarım Yatay Düz Sistem Kıvırcık Marul ve İceberg

Değerli okurlar, yazılarımda her defasında topraksız tarımın farklı üretim yöntemlerini sizlere tecrübelerim ve yeni geliştirme çalışmalarımla birlikte paylaşmaya özen gösteriyorum. Bu yazımdaki konumuz topraksız tarımın ticari boyuttaki bir diğer üretim yöntemi olan ve kurulumunu yaptığım yatay düz sistemler (NFT) olan en basit su kültürü yönteminden bahsedeceğim.

Değerli arkadaşlar topraksız tarım su kültürü ülkemizde daha yeni tanınmaya başlasa da tarım alanında gelişmiş olan diğer ülkelerde başarılı bir şekilde senelerdir faaliyette olan ve ürün yetiştirilen sistemlerdir.

 

Yatay Düz Sistem Dediğimiz Nedir?

Su kültüründe kullandığımız yuvarlak borular yada kare boruları üretim hattı olarak yan yana koyarak üstüne kat çıkmadan üretim yapma modelidir. Düz sistem olan bu tip üretim sisteminde katlı yatay su kültüründe olduğu gibi marul, çilek, iceberg, endivien, ot grupları gibi bir çok ürün üretmek mümkündür. Peki en başta ne yapmamız ve nereden başlamamız gerekiyor?

Topraksız tarımın en önemli dikkat etmemiz gereken başlangıç noktamız üretim yapacağımız seramızın doğru ve sisteme uygun bir şekilde kurulmuş olmasıdır. Sera yetiştireceğimiz ürün için çok önemlidir. Bu konuda havalandırma, ışık alması ve yüksekliği oldukça büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle profesyonel ve topraksız tarımı iyi bilen güvenilir yerler ile çalışmak en doğru adım olacaktır.

Topraksız tarım için kuracağımız sera ile birlikte yetiştirmeyi düşündüğümüz ürün için doğru gübre solüsyonu kullanmalıyız. Ne kadar seramız doğru olursa olsun kullandığımız gübre solüsyonumuz yanlış ise yetiştirdiğimiz bitkinin marul, çilek yada her hangi başka bir ürün fark etmez solüsyonumuzun içeriği bitkimizin ihtiyaçlarını karşılayamıyorsa ürün yetiştirmek mümkün değildir.

 

 

Düz sistemler katlı sistemlere göre kurulumu ve kurulum maliyetleri daha düşük ancak tabiî ki birim alandaki ürün miktarı da katlı sisteme göre daha azdır. Bu bir dezavantaj mı tabiî ki değil. Düz sistemlerin en büyük avantajlarından biri oluk altı daha kısa olan seralarda üretim yapabiliyor olmamız diyebilirim. Maruldan örnek verecek olursak 1 da (1000 m2) alanda 7bin adet marul yetiştirebilen bir çiftçi çok küçük bir yatırımla 500 m2 bir sera kurarak 8bin adetlik düz marul üretim sistemi kurulabilmektedir. Yani arazimizin sadece yarısını kullanarak tamamında üreteceğimiz üretim miktarından daha fazlasını üretebilirsiniz. İçerisinde yapılacak başka yatırımlarla ısıtma sistemleri uygulanarak bu üretim sürekliliğe bağlanabilir bir duruma gelmektedir. Emin olun yatırım dediğimde çok uçuk rakamlar gözünüzde canlanmasın doğru kişilerle çalıştığınızda küçük ve orta sınıf bir ikinci el traktör fiyatına bu tesisleri kurmak mümkün. Hem de toprak işlemesi yapmadan tamamen kontrollü bir üretim yaparak.

 

 

Topraksız tarımda ülkemizde oldukça fazla konuşmalar geçmekte. Bunlar çok fazla kafa karışıklığına neden olmakta, yaptığım görüşmeler ve toplantılar sonrasında duyduğum kafamda çok soru işareti vardı sizinle konuşunca tamamı çözüldü cümleleri beni mutlu ediyor. Arkadaşlar topraksız tarım hassas bir konudur. Tecrübeler kolay kazanılmıyor ve kulaktan dolma konuşmalarla bu işlere kesinlikle girmenizi önermiyorum.

Konumuza dönecek olursak, yatay düz sistemlerde şuan ülkemizde en çok kıvırcık üretimi yapılmaktadır. Oldukçada başarılı bir üretimler yapılmakta ancak istenilen değeri bulamamaktadır. Bu yatay düz yada katlı sistemlerle ilgili değil tarımsal pazarlama ile ilgili ve ülkemizdeki tarımsal ürüne verilen değerden dolayıdır. Avrupa ülkelerinde normal üretim, topraksız tarım üretimi ve organik üretim ürünler diye pazarlarda ürünler ayrı ayrı değer görmektedir.

Yatay düz sistemlerin çalışma şekilleri vardır. Bunlardan biri sistemin sürekli çalışması yani su akışının sürekli olası diğeri ise sistemdeki borular içerisinde belli bir miktar su bırakılıp belli aralıklarla sisteme su verilmesidir. Özellikle yatay düz sistemlerde otomasyon sistemi kullanmayan yerlerde sistemi sürekli çalıştırmak daha kolay ve düzenli olmaktadır. Otomasyon olmaması sistemdeki gübre solüsyonlu suyumuzun EC ve suyumuzun pH değerini günlük birkaç defa kontrol edilmesini gerektirmektedir. Su döngüsü sürekli olduğundan dolayı EC değerleri değişkenlik göstereceğinden bitki gelişimine göre kontroller sıklaştırılmalıdır.

Küçük bir yatırım tarıma yapmak istiyorsanız topraksız tarım yatay düz sistemler ile 300 m2 den başlayabilir ve sonrasında üretiminizi büyütebilirsiniz. Böylece korkulacak bir şey olmadığını ve geleceğin tarımı olan topraksız tarıma güzel bir adım atmış olursunuz.

 

 

OZ Tarım Seracılık Hydroponics

Ziraat Yüksek Mühendisi – Topraksız Tarım Uzmanı

Ramis Özgen AKIN

0546 498 79 99

Topraksız Tarım Gübre Solüsyonu

Topraksız tarım için en önemli maddelerden biriside topraksız tarımda kullanacağımız solüsyon gübredir. Solüsyonun kalitesi bitkinizin kök yapısı, yetişmesi, büyümesi ve meyve kalitesini en çok etkileyen konudur. Bu nedenle doğru solüsyon gübre kullanılmasıyla birlikte yetiştireceğiniz ürünlerin kalitesi ve büyümesinde ticari boyutlarda çalışmalarla kanıtlanmış ve referansları olan OZ Hyroponics Tarım Solüsyonlarını kullanarak farkı kendi gözlerinizle görün.

Marul, Çilek, Domates, Biber, Salatalık, Süs bitkileri, Patlıcan, Maydanoz, Dereotu gibi bir çok yetiştirmek istediğiniz ürün için özel olarak üretilen Topraksız Tarım Gübresini, Topraksız Tarım Uzmanı Ziraat Yüksek Mühendisi Ramis Özgen AKIN ve OZ Hydroponics Tarım farkı ile sizlerle buluşturuyoruz.

Topraksız tarım harici toprakta ürettiğiniz ürünlere de uygulayabileceğiniz OZ Hydroponics Solüsyonları ile bitkilerinizi doğası ile buluşturun.

 

*Kıvırcık Marul

*İceberg Marul

*Endivien

*Çilek

*Domates (Sırık, Salkım, Kokteyl, Cherry ve diğer çeşitler)

*Biber Türleri

*Patlıcan

*Salatalık

*Dere otu, Maydanoz, Roka, Tere

*Karpuz ve Kavun

1 Ton su için A ve B Özel Üretim Hydroponic Su Kültürü için Solüsyon Gübre direk kullanım sadece 75 TL

1 Ton su için A ve B Özel Üretim Cocopeat ve Katı kültür Solüsyon Gübre direk kullanım sadece 50 TL

Stok Solüsyon gübresi (Otomasyon Sistemler için) A ve B Toz ve Konsantre Halde sadece 200 TL

İletişim kısmından mail atabilir veya arayabilirsiniz.

Taksit ve Kredi kartı ile alım yapmak için sahibinden.com internet sitesinden güvenli alışveriş yapabilirsiniz.

**Su Kültürü Hydroponic sistem 75 TL (1 Ton Direk Kullanım)

https://www.sahibinden.com/ilan/ikinci-el-ve-sifir-alisveris-bahce-yapi-market-bahce-topraksiz-tarim-hydroponic-bitki-besin-solusyonu-588152831/detay/

**Cocopeat ve Katı Kültür 50 TL (1 Ton Direk Kullanım)

https://www.sahibinden.com/ilan/ikinci-el-ve-sifir-alisveris-bahce-yapi-market-bahce-topraksiz-tarim-cocopeat-ve-kati-orta-bitki-besin-solusyonu-588152831/detay/

Referans Fotoğrafları Alttadır.

 

 

 

 

 

 

Topraksız Tarım Neden Yapılmalı?

Topraksız tarım diğer yazılarımda da bahsettiğim gibi oldukça hassas ve kontrollü bir üretim modelidir. Peki topraksız tarım neden bu kadar hassas? Özellikle su kültüründe bitki kökleri direk su ile temas halinde olduğundan dolayı ve bizler hangi koşulları sağlarsak çok hızlı bir etki göstereceğinden dolayı ortamın neminden kullandığımız gübre solüsyonuna, ortam sıcaklığından suyun sıcaklığına her durumun göz önünde bulundurularak doğru uygulamalar yapılması gerekmektedir. Yani tamamen kontrollü bir üretim sistemi olarak özetleyebiliriz.

Dünya nüfus ve nüfusa dayalı gıda tüketimine bakacak olursak verilen istatistik verilerine göre 2050 yılında gıda krizinin tam ortasında olacağız. Bununla beraber üretim yapılan topraklarımız her geçen gün daha da kötü hale gelmekte ve topraklarımızı kaybetmekteyiz. Topraksız tarımın temelinde topraktan gelebilecek hastalık ve zararlılardan korunmak, birim alandan daha fazla ürün elde edebilmek ve sağlıklı temiz ürün yetiştirebilmektir.

Peki ne yapmamız gerekiyor?

Değerli okurlar; nüfus artışıyla birlikte tarımsal gıda üretimini kontrollü bir şekilde arttırmalı ve profesyonel şekilde endüstriyel tarım yapmalıyız. Tabi ki bununla beraber üretim yapabildiğimiz tarım topraklarına daha fazla özen gösterip üretimlerimize devam etmeliyiz. Bu şekilde büyük ölçüde küresel gıda ihtiyacı bir çok üründe karşılanabilir hale gelecektir diye düşünüyorum. Topraksız tarımda doğru teknikler uygulanarak ürüne göre değişmekle beraber 2 ile 6 kat daha fazla ürün elde etmek mümkündür. Amaç sadece miktar arttırmak değil, topraksız tarım üretimlerinde her ne kadar su döngüsü ile yetiştiricilik yapıldığından çok fazla su harcanıyor gibi görünse de tarla tarımında kullanılan sudan %80’lere varan daha az su kullanılmaktadır. Bunun nedeni kapalı devre suyun döngüsü ve su kaybının en aza indirilip bitkinin bu sudan faydalanması maksimuma çıkmasıdır.

Çıkması öngörülen gıda krizinin önüne geçmek için herkesin elinden geleni yapması ve artık eskiden olduğu gibi tarım yapılmasının önüne geçilmesi üreticilerin ve tüketicilerin bilinçlenmesi gerekmektedir. Küresel tehdit in farkında mısınız?

Ülkemizde endüstriyel tarım yapıp tarımsal üretim yapan büyük şirketler mevcut. Belki bir çoğumuz hangi şirketler nerede üretiyor bilmiyoruz bile.  Bazı büyük şirketler ve holding şirketleri bu durumunun farkındalar ve uzun süredir topraksız tarım üretimi yaparak hem karlı bir üretim yapmaktalar hemde üretimi endüstriyel şekilde yapmaktalar. Ancak bu üretimlerin belkide %90ından fazlası ihracata gitmektedir. Yurtiçi piyasamızda halen toprasız tarım ürünleri hakettiği değeri göremediğinden dolayı iç piyasaya büyük üreticiler ürün tedariği yapmamaktalar.

Endüstriyel tarım, kontrollü tarım arttığı sürece iç piyasaya da ürün girmeye ve zamanla topraksız tarımın değeri anlaşılarak doğru üretim modelleri kullanılacağını ümit ediyorum.

Ziraat Yüksek Mühendisi

Ramis Özgen AKIN

Topraksız Tarım Çilek Yetiştiriciliği ve Kokopit Ortamında Çilek Yetiştiriciliği

Değerli okurlarım; bu yazımda sizlere topraksız tarımda ki bir başka sistem olan kokopit (Cocopeat) sistemini aktarmaya çalışacağım. Öncelikle Cocopeat in ne olduğunu anlatacak olursak adından da anlaşılacağı gibi hindistan cevizi ile ilgili bir materyaldir. Cocopeat; hindistan cevizi kabuğunun işlemden geçerek topraksı bir yapı oluşması sağlanmış ve tarımda kullanıma elverişli hale getirilmiş bir maddedir. Cocopeat tamamen organik yapısı olması, içeriğinin pH yani asitlik değeri 5.8 ile 6.5 arasında olması ve su tutma kapasitesinin oldukça iyi olmasından dolayı tarımda kullanılmaya oldukça elverişli bir yapıda olduğunu göstermektedir. Özellikle de topraksız tarımda kullanılmak için çok elverişli bir materyaldir. Bunlarla beraber cocopeat bloklar halinde sıkıştırılmış olarak bulunabilmesinden dolayı nakliyesi bakımından kolay ve kullanımı kolay bir ürün olarak karşımıza çıkmaktadır. Sıkıştırılmış olan cocopeat bloklarını belli miktardaki su ile suladığımızda şişerek topraksı yapısına gelmektedir.4

Günümüzde hazır 1 metrelik bloklar halinde ve üzerinde ister fide dikmek için delikli halde istersek deliksiz düz halde de bulmak mümkün olmaktadır. Buda kullanım kolaylığı sağlamaktadır.

Topraksız tarım Cocopeat kültürü ile daha çok çilek, domates ve biber üretim tesisleri görmek mümkündür. Özellikle Antalya bölgesinde oldukça fazla topraksız tarım domates tesisleri görebiliriz.

Cocopeat ile tarla toprağı yerine organik bir ürün kullandığımızdan dolayı topraksız tarımın bir numaralı avantajı olan topraktan kaynaklanan hastalık ve zararlılardan en yüksek oranda kurtulmuş oluyoruz. Kullanım ömrü 3 ile 5 yıl arasında değişmesiyle de uzun süreli üretim yapabilmemizi sağlamakta. Tabi ki bu anlattıklarım cocopeatti en iyi şekilde kullanmanıza bağlıdır. Aksi halde aşırı sulama ve bakımsızlık ömrünü kısaltıp bitkilere de zarar verecek duruma kadar gidebilmektedir.

Konumuz olan çilek üretimine gelecek olursak, cocopeat bloklarında 1 metrelik uzunlukta normal şartlarda 13 –  14 adet çilek fidesi dikilirken bu sayı en ideal tecrübelerime dayanarak en fazla 12 adet olması avantaj olacaktır. Güneşten yararlanma, havalanma, kök sıkışıklığı ve üstten ilaçlama gibi gereksinimlerin en sağlıklı şekilde yapılabilmesi için çilek fidesi dikim aralıklarına önem vermeliyiz. Tabi sadece tesis kurulumu da en önemli unsurlardan birisi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Arkadaşlar, topraksız tarım gübrelemeden havalandırmaya kadar tamamen bizim kontrolümüzde olan bir üretim modeli olduğundan dolayı rastgele bir tesis kurmak ve sonradan düzeltiriz denmesi her zaman yanlış sonuçlar meydana getirir. Bu nedenle öncelikle tesis planlaması projelendirmesi yapılması ve seranın topraksız tarıma uygun halde kurulması başlıca işlerimizden olmaktadır.

Çilek yetiştirilecek sıralar ve katların maksimum düzeyin üzerinde olmamasına dikkat edilmelidir. Günümüzde en çok karşılaştığım modeller 2 katlı 3 sıralı sistem ile 3 katlı 5 sıralı sistemlerdir. Özellikle 3 katlı 5 sıralı sistemlerde üreticiler alt kısımların az ürün vermesinden şikayet etmekteler. Ancak 2 sıra hattı arasındaki boşluğun arttırılarak ve doğru gübre solüsyonu kullanıldığında bu sorunun çözüldüğü görülecektir. Bu sistemler dışında özel dizayn katlı sistemlerde yapılabilmekte ve güneş ışığı engellenmeden üretim yapılabilmektedir. Standartların dışına çıkmak yani arazi konum ve şekline dayalı özel planlama ile sera kurulumu yapmak her  zaman avantaj sağlamaktadır.

Açık tarlada çilek üretimine bakacak olursak ortalama üretim verimleri 400 gram ile 800 gram arasında çeşit özelliğine göre değişim göstermektedir. Topraksız tarımda ise tam kontrollü ve doğru üretim teknikleri ile 600 gram ile 3000 gram çeşit özeliğine göre değişim göstermektedir. Topraksız tarımın ortalaması 1 – 1.5 kg arasında değişmektedir. Temiz, verimli ve yüksek kapasiteli üretim için topraksız tarım üretimi yapılması her durumda avantaj sağlamaktadır. Özellikle kış aylarında eğer çilek üretimi yaparsanız piyasa değerleri oldukça yüksek olan çileği çok iyi değerlerde piyasaya çıkarmanız mümkün olacaktır.

1 dekar (1000 metre kare)  tarlada ortalama 7000 ile 8000 adet çilek fidesi dikebilirsiniz. Ancak topraksız tarım modelinde bu sayı 20.000 ile 23.000 adet arasında olmaktadır. Şunu unutmayın arkadaşlar ne kadar çok o kadar iyi demek değildir. Topraksız tarımın amacı birim alanda fazla kapasiteli ürün yetiştirmektir. Ben bu ürün miktarını 30 bin adette yapabilirim ancak kaliteli bir üretim yapamadıktan sonra hiç bir anlam ifade etmez. Sağlı bir üretim yapabilmek için bizlerden tesisi sera kurulum, danışmanlık ve topraksız tarıma özel gübre solüsyonu almanız  profesyonel çalışmanız için yararlı olacaktır. Kesinlikle unutmayın her iş için baştan doğru yapmak sonradan düzeltmeye çalışmaktan her zaman iyidir.

Saygılar. Selamlar…

Topraksız Tarım – Su Kültürü Marul – NFT Hydroponic Systems Lattuce

Değerli arkadaşlar, topraksız tarımı hepiniz bir şekilde duyuyorsunuz. Ancak bir çok yorumlar var bu konuyla ilgili olarak. Kimi toprak olmadan tarım olmaz derken kimi ise topraksız tarımın daha iyi olduğundan yana. Benim sizlere söyleyeceğim ilk şey Topraksız Tarım kesinlikle geleceğin tarım yöntemidir ve olmazsa olmazlarımızdan birisi haline gelecektir.

 

Öncelikle geleceğin tarımı olarak bir başlangıç yaptım. Evet geleceğin tarım yöntemidir ve bu sistemler bizim ülkemizde ne kadar geri planda kalsa da fazla bilinmese de gelişmiş olan Avrupa ülkelerinde fazlasıyla yapılmaktadır. Tarım üretimlerini beğendiğimiz Hollanda, Avustralya ve İsrail gibi tarım üretiminde önde gelen ülkelerde topraksız tarım çok uzun senelerdir yapılmaktadır. Topraksız tarımın amacı az yerden çok ürün alabilmek ile beraber kaliteli ve yüksek verim elde edebilmektir. Peki bu nasıl olmaktadır.

 

Topraksız tarım su kültüründe kaba taslak bahsedersek, diğer topraksız tarım modellerine göre (cocopit, pomza vs.) çok daha az su tüketimi olmaktadır. Düşündüğünüzde su içerisinde toprak olmadan sadece su kullanarak nasıl az su tüketebiliriz diye düşünebilirsiniz ancak kullanılan su kapalı devre içerisinde dolaştırıldığı için su sarfiyatı diğer modellere göre az olmaktadır. Bununla beraber birim alandan fazla ürün almaya gelirsek. topraksız tarımın sınırı yoktur aslında sadece bitkinin yaşayabileceği ve gelişebileceği ortamı sağlarsanız katlı sistemi o kadar yükseltebilirsiniz. Tabi bunu yaparken işçiliği göz önünde bulundurmalısınız. Topraksız Tarımda katlı sistem uygulamaları birim alandan maksimum üretimi sağlamaktadır. Açık tarla üretimi ile arasında üründen ürüne değişmekle beraber 4 – 8 kat ürün yetiştirme artışı sağlanabilmektedir.

Kalite unsurlarına baktığımızda ise yetiştirmek istediğimiz bitkimiz açık topraktan her türlü elementi istemsizce almak zorunda kalabilmektedir. Bu bitkimize zarar verebilmekte ve bu durum tüketiciler olan bizlere kadar çok kolayca ulaşabilmektedir. Açık tarla üretimlerinde toprak ile bağlantımız olduğundan ve ülkemizde üretim yapılan alanlarda çoğu zaman bilinçsiz gübreleme ve tarımsal ilaçlar kullanıldığından bununla birlikte bir çok üretimiz ne kadar çok gübre verirsem o kadar çok ürün alırım mantığı ile üretim yapmasından dolayı ortaya pek sağlıklı ürünler çıkmamaktadır. Topraksız tarım yetiştiriciliğine baktığımız zaman ise belli oranlarda hazırlanmış sadece bitkinin istediği miktardaki gübre karışımlarının ( solüsyon veya besin eriği ) su ile belli oranda karıştırılarak bitkiye verilmesiyle, bitkinin bu solüsyonlu sudan ihtiyacı kadar yararlanması sonucu ürünün kalitesi maksimum düzeye çıkmaktadır. Ne eksik ne fazla gübre alımı olmamasından dolayı element fazlalığı yada eksikliği, toprakta bulunan diğer elementlerin bu sistemde kesinlikle bulunmamasından dolayı bitkilerde toksik etki olmaması tamamen kontrollü bir üretim yapmamızı sağlamaktadır. Kontrollü üretim demek kaliteli ve sağlıklı üretim demektir.

Toprakla temas olmamasından dolayı toprak kökenli hastalıkların da ortadan kalması ve tabi ki bunun sonucunda bu hastalıklara karşı bir mücadele yapmıyor olmamızdan dolayı en önemlisi bitkide ilaç kalıntısına neden olmamakta hemde ilaçlama işçiliği ve maliyetinden bizi kurtarmaktadır. Tabi ilaçlama olmadığından sağlık açısından önemini hatırlatmak isterim.

Topraksız tarımda yüksek verim dediğimizde aslında üst kısımda anlattıklarımdan anlaşılacağı gibi bitkimiz ihtiyacı olan besinleri kontrollü olarak almasından dolayı stres koşulu yaşamaz. Üründen ürüne değişmekle beraber açık arazi üretiminde 1 domates fidesinden  5- 6 kg kadar bir sezonda ürün alınırken topraksız tarımda bu verim 18 – 22 kg civarında, iceberg marul ortalama 400 – 800 gr civarı gelirken topraksız tarımda fide cinsine göre değim göstermekle beraber 500gr ile 1.5 kg arasında gelebilmekte ve orijinal yeşil renginde üretim yapılabilmektedir. Bu verim artışı kesinlikle hiç gözardı edilebilecek bir husus değildir.

Ticari anlamda düşünüldüğünde topraksız tarım sistemlerinde gerçekten iyi paralar kazanılabilinmektedir. En az 1 dekar alan ile başlayacağınız topraksız tarım ile bir kaç üretim sonrası kesinlikle büyümek isteyeceğinize eminim.

Topraksız tarım kurulum maliyeti yüksek bir üretim modelidir. Ancak ne kadar kurulum maliyeti yüksek olsa da çok kısa zamanda kendisini amorti edebilen bir yatırımdır. Bu nedenle kurulum maliyeti bir sefer yapılmakta ve sonrasında çok düşük maliyetlerle üretim yaparak yüksek kapasitede ürün elde edebilirsiniz. Eğer tarıma yatırım yapmak istiyorsanız geleceğin tarımı olan topraksız tarımı göz önünde bir bulundurun.

Paylaşmış olduğum fotoğrafların tamamı danışmanlığını yapmış olduğum topraksız tarım üretimi yapan seralarda çekilmiştir.

Ziraat Yüksek Mühendisi

Ramis Özgen AKIN

Topraksız Tarım (NFT Hydroponic Systems) Yatay Sistemler Su Kültürü

Değerli arkadaşlar birçok yazımda da bahsettiğim gibi Topraksız tarım geleceğin tarımıdır. Bu cümleyi çok sık kullanıyorum ve bilinçli girişimcilerin öncelikle bunu bilmesini istiyorum. Ülkemiz için daha çok yabancı olsa da özellikle araştırma yapan ve konvansiyonel tarım dışında entüstriyel tarım yapmak isteyen yatırımcıların karşısına topraksız tarım yetiştiricilik modeli çıkmaktadır. Ülkemizde her geçen gün tarım toprakları kaybolup ve verimlilik açısından değer kaybetmekle beraber topraksız tarıma ilgi ve üretim tesisi kurulumları gün geçtikçe artmaktadır. Tabi ki topraksız tarımın kendi avantajları da göz önünde bulundurulduğunda kesinlikle yapılaması gereken bir durum ortaya çıkmaktadır. Bununla beraber kullanılmayan tarım topraklarında da hatta daha da ileriye gidersek bir çok apartman ve plazanın güneş gören çatı kısımlarında bile yapılabilinecek bir sistemdir.

Ülkemiz için yatay katlı sistemler hızla gelişmeye ve hızla kurulumları devam etmektedir. Tabi ki sürekli geliştirerek devam etmekteyiz. Tarım alanında gelişmiş olan ülkeler senelerdir topraksız tarım üretimlerini yaptıklarından epey bir ileri teknoloji kullanmalarına rağmen biz çok geç başlamış olsak ta epey bir ilerleme kaydederek kısa bir süre içerisinde aynı seviyeye gelme ve hatta çalışmalarımızla daha da ileri düzeye geçme hedefindeyiz.

Yatay sistemlerde (NFT Hydroponic systems) en çok rağbet gören ürünler başlıca marul ve çilek olmaktadır. Bu gerek benim yayınlarımdan gerekse kurulan yerlerden dolayı olsa gerek çoğu zaman bu ürünler üzerinden istek gelmektedir. Ancak daha farklı ürün sınıflarını da yetiştirmek mümkündür topraksız tarımda. Tabi ki her istediğimiz ürünü yatay katlı sistemlerde üretemeyiz ancak üretmek istediğimiz ürünlere göre şekillendirip proje üzerinde değişiklikler ve sistem farklılıklar yaratabiliriz. Tarımsal üretimi sadece ticari faaliyet ve para kazanma gözüyle bakarsak yanlış yapma riskimiz her zaman artacaktır. Ben bir ziraat mühendisi ve topraksız tarım konusunda uzmanlaşmış birisi olarak tarımsal üretimlerin hangisi olursa olsun en başta temiz ve kaliteli bir üretim olması konusuna önem verir ve sonrasında ticari boyutuna bakarım. Ki zaten üretiminiz kaliteli ve verimliyse ister istemez ticarette öncelikli olacaksınızdır buna emin olabilirsiniz.

 

 

Göbek marul yetiştiriciliği (iceberg) en çok yetiştirilmek istenen çeşitlerden birisi aslında ancak ülkemizde yatay sistemlerde iceberg üretimi yapabilen ben maalesef pek fazla göremiyorum. Bunun nedenleri en baştan fide den başlamakta. İceberg üretmek isteyenler için alınan fidenin kalitesinden kullanılan gübre solüsyonuna kadar çok hassas bir dönem sizleri bekliyor olacaktır. Yetişmiyor mu? Diye soran okurlarımız için hayır tabi ki yetişmekte ancak doğru topraksız tarım solüsyon gübresi, doğru fide seçimi ve doğru havalanma gibi birçok etmeni bir arada profesyonel yardım alarak yetiştirilebilir. Örnek topraksız tarım iceberg yetiştiriciliği yapılan danışmanlığını ve gübre solüsyonu desteği sağladığım tesisin fotoğrafları paylaşacağım.

Süre, tabiî ki süre topraksız tarımda en büyük avantajımız. İceberg marul tarlada açık alanlarda 90 ile 110 gün arasında yetişip hasada gelmektedirler. Ancak topraksız tarım su kültüründe 65 ile 75 gün içerisinde yetiştiricilik yapmak mümkün olmaktadır. Birde toprakla temasımız olmadığından temizliğini ve ilaçlamak gerekmediğini düşününce insanın yeme de yanında yat diyesi geliyor.

Evet değerli okurlar, topraksız tarım yatay su kültürü yazımın başında da söylediğim gibi çok hassas bir konudur ve tecrübelere dayalı pratiğe dayalı olarak tesislerin doğru kurulması gerekmektedir. Teorikte bir çok şey basit ve kolayca yapılabilir olabilir ancak pratikte oldukça zorluklarla karşılaşılabilir. Bu nedenle profesyonel yardım almayı kesinlikle unutmayın.

Bir sonraki yazım da topraksız tarımın daha ince detaylarına girerek suyun akma şekilleri ve daha ürün odaklı olarak yazımı yazarak sizlerle buluşturacağım. Şimdilik herkese selamlar, bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle.

Ziraat Yüksek Mühendisi

Ramis Özgen AKIN